• SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • DİĞER
<strong>Hayvancılık iklim krizinin günah keçisi mi?</strong>

Hayvancılık iklim krizinin günah keçisi mi?

ABONE OL
31 Ocak 2023 21:04
<strong>Hayvancılık iklim krizinin günah keçisi mi?</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Küresel ölçekte yaşanan iklim değişikliği, kuraklık, ani ve aşırı yağışlar, sel gibi iklim kaynaklı krizlerin faturası büyükbaş hayvancılığa kesiliyor.

Son yıllarda yapay et üretiminin yaygınlaştırılmaya çalışıldığına, bu alanda laboratuvar çalışmalarının hızlandığına ve tanıtım / reklam çalışmalarının yoğunlaştığına şahit oluyoruz.

Hayatımıza yakın zamanda giren ‘karbon ayak izi’ de insanlarda iklim değişikliği, küresel ısınma kavramlarının kabuledilebilirliğinin artırılmasında önemli bir kilometre taşı oldu.

Dünyada on binlerce insanın çalıştığı dev sanayiler, çimento fabrikaları, enerji santralleri, petrol rafinerileri…. gibi atmosferi kirleten fabrikalar; kara araçları, hava araçları, özel jetler, ağır silah sanayi, savaşlar, yok edilen ormanlar, daha fazla tüketimi özendiren politikalar dünyanın doğal dengesini olumsuz etkilerken gündeme getirilen hayvancılık oluyor. Ekranlarda görüşlerine yer verilen bilim adamları iklim krizi sebebini büyükbaş hayvanların ürettiği metan gazına indirgiyorlar. Tek sorumlu olarak büyükbaş hayvancılığı gösteriyorlar.  Dünyada 2019 yılı rakamlarıyla yaklaşık 1,5 milyar büyükbaş hayvan bulunmaktadır. 8 milyar insanın ‘daha fazla tüketme’ hırsı nedeniyle yok ettiği doğal kaynakları, kirlettiği çevremizi 1,5 milyar hayvanın üzerine yıkma çabasındalar.

İnsan beslenmesinde önemli bir yeri olan kırmızı et en kaliteli protein kaynaklarındandır. Bu kalite insan için gerekli olan aminoasitlerin kırmızı ette bulunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca bulundurduğu vitaminler, mineraller de sağlığımız açısından son derece önemlidir. Hatta bitkisel bazlı beslenme kaynakları ile karşılanamayacak aminoasitleri barındırmaktadır. Hayvansal proteinlere alternatif olarak bitkisel bazlı proteinler öneriliyor.

HAYVAN SAYISI AZALTILIYOR

Avrupa’nın en önemli tarım ihracatçısı ülkelerinden biri olan Hollanda, çevre için zararlı olan amonyak kirliliğini ve bundan kaynaklı azot salınımını azaltmak için çiftlik hayvanlarının sayısını üçte bir oranında azaltmayı planlıyor. Hollanda’daki çiftliklerde toplam 100 milyon tavuk, 12 milyon domuz, 4 milyon inek ve 600 bin keçi bulunuyor.

Birçok ülkede bitkisel kaynaklı beslenme özendirilirken vejetaryen, vegan beslenme modellerini ön palana çıkarılıyor. İskoçya’nın başkenti Edinburg Meclisi iklim değişikliğiyle mücadele etmek için bitki bazlı bir diyeti onaylayan ilk Avrupa başkenti oldu. Belediye meclisi, hayvan tarımından kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan bir girişim olan ‘Bitki Temelli Anlaşmayı’ imzaladı. Menülere karbon etiketlemesi getirildi. Okullarda ve belediye binalarında daha fazla bitki bazlı öğünlere geçiş yapıldı.

Son dönemlerde tarımsal alanlara yatırım yapmasıyla bilinen Microsoft’un kurucusu Bill Gates, küresel ısınmadaki payları nedeniyle, ineklerin çıkardığı gazların dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğunu söylüyor. Bir taraftan bitki bazlı tarımsal üretim yapmak için yatırımlar yaparken hayvancılığı iklim krizinin önemli bir faktörü olarak görmesi sorgulanması gereken bir durumdur. Gates ayrıca yapay et üretimi yapan sektöre destek vermesiyle biliniyor.

YAPAY ET ÜRETİMİ ARTIYOR

Dünyada çok sayıda (Mosa Meat, Super Meat, Memphis Meat, Modern Meadow, Finless Foods, Just ve Integriculture) yapay et şirketleri bulunmaktadır. 80’e yakın firma laboratuvar ortamında yapay et üretimi için çalışma yürütüyor. 5 yıl önce yapay etten hamburger üreten Hollandalı firma ‘Mosa Meat’ yakın bir gelecekte seri üreteme geçecek. ABD merkezli bitki bazlı et üretimi yapan şirket “Impossible Foods”, ürünlerini marketlerde satmak için onayı aldı.

Yapay et üretimi teknolojisinin yeni, maliyetlerinin yüksek olması, tadının alışılmış et tadından farklılaşması yaygınlaşmasının önünde engel gibi görülse de küresel çapta yapılacak kampanyalarla veya zorunlu tüketime yönlendirmelerle yaygınlaşması sağlanabilir. Zira pandemide küresel ölçekte toplumların yönetilmesi ve yönlendirilmesi çalışmalarının başarıyla uygulandığını gördük. Ayrıca Avrupa’da deli dana hastalığı ve kuş gribi sebebiyle milyonlarca sağlıklı büyükbaş ve kümes hayvanının telef edildiğini göz önünde bulundurmak gerekir.

Zihinlerde yer alan ve cevabı aranması gereken asıl konu şu olmalı: iklim değişikliği gerçekten var mı? Varsa bu değişikliğin sebebi olarak endistriyel üretimi teşvik eden dev sanayi sektörleri mi yoksa 1,5 milyarı bulan büyükbaş hayvancılık mı?

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

rk
rk